Okul Öncesi Eğitimde Yabancı Dilin Önemi

Okul Öncesi Eğitimde Yabancı Dilin Önemi

Okul Öncesi Eğitimde Yabancı Dilin Önemi

 

Dil bir iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Aynı toplumda yaşamakta olan bireyler birbirleriyle aynı dili konuşarak iletişim kurabilirler. Günümüzde hızla değişen ve gelişen dünyamızda diğer milletlerle de iletişim sağlamak bir zorunluluktur. Yani diğer ülkelerle, ekonomik ilişkilerimizi yürütebilmek, her alanda bilgi alışverişi yapabilmek ve ayrıca kendi düşüncelerimizi ifade edebilmek için ana dilimizden başka bir yabancı dili daha bilmek zorunlu bir hal almıştır.

 

Günümüz koşullarında teknolojik ve ekonomik gelişmeler sonucunda, İngilizce nerede ise tüm ülkelerde kullanılabilen bir dünya dili haline gelmiş durumdadır. Bu sebeple olsa gerek bizim ülkemizde de yabancı dil öğretimi ağarlıklı olarak İngilizce öğretimi üzerinde yoğunlaşmış durumdadır.

 

Bir yabancı dili bilmek demek, bireyin o dildeki kelimeleri ve dilbilgisi kurallarını bilmesinin yanında bu kelime ve kurallardan yararlanarak o dili konuşmakta olan kişilerle yazılı ya da sözlü iletişim kurabilmesi demektir. Yani yeni bir dili bilmek için, yalnızca o dilin hakkında bilinmesi gerekli olan dilbilgisi kurallarını bilmek demek değildir. Ayrıca nerede ve hangi sözcük yapılarının kullanılacağını bilmek anlamına gelmekte olan iletişimsel yetiye sahip olmak gereklidir. Bunu kazanabilmek içinse o dilin edebiyatı ve kültürü hakkında bilgi sahibi olmak gerekliliktir.

 

Anadilinden başka bir dili öğrenenlerin, kendi ana dillerindeki okuma ve anlama becerilerini de geliştirdikleri ve okuma sınavlarında da oldukça yüksek başarılar gösterdikleri gözlemlenmiştir. Birçok halde başka bir dil öğrenmesi çocuğun Türkçe yeteneğini geliştirmektedir. Çocuklar başka dillerin yapılarını öğrenirken Türkçe hakkında da birçok yeni bilgiye ulaşırlar.

 

Dil, tam anlamıyla zihinsel sürecimizle ayrılmaz bir halde iç içe geçmiş gözükmektedir. Hatırlamak düşünmek, kavramak, algılamak, dikkatini yöneltmek gibi tüm zihinsel faaliyetlerde dil yer almaktadır. Zihin ve dil birbirine paralel gelişim göstermektedir. Bu sebeple çocukların dil gelişimleri onların tüm zihinsel gelişimini destekleyebilmektedir. Bebekler dünyaya gözlerini açtıklarında içine doğdukları ortamda konuşulan dili edinme yapısına sahi olurlar. Tüm dünya bebekleri doğdukları andan başlayarak tüm sesleri çıkarabilme yetisine sahip olmalarına rağmen, zaman ilerledikçe sadece etraflarında konuşulan dildeki sesleri tekrar eder hale gelmektedirler.

 

Krashen, çocukların beyinlerindeki dil gelişimi sürecinin iki yaşında başladığını ve bu gelişimin ergenlik dönemine kadar da devam ettiğini açıklamıştır. Öyle ise çocuklar bu dönemde yabancı dil öğrenmeye başlarlarsa yabancı dili de ana dilleri gibi kolaylıkla öğrenebileceklerdir. Lambert’in yapmış olduğu araştırmalara göre de, ana dil edinimini kazanmaya başlamış olan çocuklar kritik olan yaş dönemlerini henüz geçirmeden, yabancı dil eğitimine başlarlarsa ileri yaşlardaki eğitim hayatlarında da yaşıtlarına göre daha başarılı olabilmektedirler.

 

Dilbilim uzmanlarına göre, okul öncesi çağlarında yabancı dil öğrenmeye başlayan çocukların problem çözebilme yetileri de çok güçlüdür. Okul öncesinde verilen yabancı dil öğretimi çocuklarda ana dillerini anlama kabiliyetini arttırmakta ve zekâyı geliştirmektedir. Bu açıdan bakıldığında yabancı dil öğrenmeye ne kadar erken yaşta başlanılırsa dili öğrenmek de o kadar kolay olur. Gerçekte okul öncesinde yabancı dil öğretiminin gayesi, yabancı dili çocuklara ana dilini öğrendiği şekilde edinmesini sağlamak değil, kendi kültürü ve dili dışındaki kültürlerin ve dillerin de varlığının bilincini verebilmektir.

 

Dil öğrenme ve edinmede en önemli ve merkezi olan rol beyne verilmiştir. Beynimizin sol tarafında dil edinmeyle ilgili bir bölge bulunmaktadır. Ve bu bölge doğuştan itibaren oldukça aktif durumdadır. Bu aktif olma derecesi, giderek azalmaya başlar ve ergenliğin başlangıcı olan on ile on dört yaşlarına kadar devam edebilir. Sol ve sağ beyin kısımlarının gelişme sürelerinin ergenlik döneminde sona ermiş olmasıyla, dil edinme artık güçleşir.

 

Dil gelişimi sürecinde kritik bir dönemin var olduğu birçok araştırmayla kanıtlanmış bulunmaktadır. Yeni bir dil öğrenmek için en öğrenilebilir yaşın okul öncesine ait yaşlar olduğu, ergenlik dönemine girdikten sonraysa dil öğrenmenin artık güçleştiği bilinmektedir.

 

Bu Haberi Okudunuz Mu?

 

Bursa Büyük Kolej

Favorilerim
Hiç favori okul eklemediniz.
TAMAM